BAĞIMSIZLIK KÜLLERİ

Ateşin rüzgârla münasebetine benzer esaret ve bağımsızlık sevdasının ilintisi. Tıpkı esen rüzgârın yavru bir ateşi yutması gibi, yüreğine bağımsızlık ateşini işleyememişleri boyunduruğu altına alır esaret rüzgârı. Bir yandan da büyük yangınların öfkesine öfke, gücüne güç katan rüzgârlar gibi; bağımsızlık ateşiyle yanıp tutuşanları esir etmek isteyenler, üzerlerine gelecek vahşi hürriyet ateşini körüklemekten başka bir şey yapmazlar. Körükledikleri ateşin yangınında kül olmaya mahkûm kalırlar. İşte bu yangını anlatır Türk’ün marşı. Yüreklerde kor olmuş özgürlüğün ateşini kurutmak isteyenlerin, aynı ateşte nasıl kül olduğunun destansı öyküsüdür İstiklal Marşı.

Mehmet Akif’in kaleme aldığı o dizeler neler anlatmıyordu ki? Aslanlarının şehit haberiyle baba ocağına düşen ateşi de, hücum naralarıyla düşmana korku veren Türk askerinin gücünü de gösterir o dizeler size. O 10 kıtada sayısız kahramanlıklar, nice fedakârlıklar ve yüreklerde sönmeksizin yanan hürriyet ateşi yatar. Tam bağımsızlığa, ilime ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne yelken açmış bir milletin ufka doğru süregelen destansı mücadelesinin marşıdır İstiklal Marşı.

Kim istemez ki hür bir milletin ferdi olmayı? Göklerde bayrağını şanla dalgalandırmak her milletin hayalidir fakat mevzubahis Türk milleti olunca özgürlük bir hayal olmaktan çıkıp zaruret halini alır. Ezelden beri hür yaşamış ve yine hür yaşayacak Türk’e hangi çılgının gücü yeter esaretin zincirini vurmaya? Kimin kudreti yeter alını şehidinin kanından, akını göklerdeki ay ve yıldızdan alan bayrağı uğruna savaşan korkusuz milletin bağımsızlığını söküp almaya? Kimselerin gücü yetmez vatanımız dediğimiz toprağı bizden almaya. Çünkü bizler toprağa ayak basarken, altında yatan kahraman atalarımızın kefensiz bedenlerini, neyin uğruna şehit olduklarını unutmayız. Çünkü bizler ulu benliğimizi iyi tanırız, özgürlüğümüze göz dikmiş uzaktan uluyanlara karşı tek dişi kalmış canavarımıza gövdemizi siper ederiz. Vatanımızı cennet, uğruna yapılan fedakârlığı vazife biliriz. Bildiğimizden de şaşmadık, göklerde hür dalgalanan bayrağımıza göz dikildiğinde kayıtsız kalmadık.

Anadolu toprağını parça parça bölmek isteyen sırtlanların karşısında cesurca savaşan yalnız bir aslandı milletimiz. Atalarımızın yaşadığı, evlatlarımızın yaşayacağı vatan toprağını vermek katiyen olanaksızdı ama vatanı dört bir yandan istila edenlere karşı yurdun üstünde tüten ocağı sönmekten korumak kolay değildi. Yurdun her bir ferdi toprağı için canını şuracıkta vermeye hazırdı lakin fedakârlığın yanında bir olmaya da ihtiyaç vardı. Gök kubbenin her tarafını sarmış kara bulutları delip geçecek bir ışığa hasret kalınmıştı. O ışık Mehmet Akif’in kaleminden yansıdı insanımın yüzüne. Verdiği binlerce şehidi ve çektiği acıları karşısında çaresiz bırakılmak istenen Türk milleti, aksine gördüğü umut ışığının metanetiyle yeniden ayağa kalktı. Hürriyeti arzulayan bedenler bir oldu. Vücuda vurulan zincirler ve kurşunlarla Türk’ün yüreğindeki hürriyet ateşinin sönmesi beklenirken, o ateş harlandı, bir canavar oldu. Milyonlarca bedende, umut ışığının kıvılcımından yükselen o ateşler birleşti, acımasız bir yangına dönüştü. Başkomutan Atatürk’ün önderliğinde hücuma kalkan milletimiz, beraberinde özgürlük sevdalarının yangınını da getirdi. Ordularımız ilerledikçe, yangın istilacıları cayır cayır küle çevirdi. Ateşin üstünden geçtiği yurt toprağı yeri yakmak yerine bilakis vatana hayat verdi. Biz ilerledikçe sınırlarımız genişliyor, tam bağımsızlık uğruna verilen savaşın sonuna bir adım daha yaklaşılıyordu. O ordular son sırtlanı da memleketten def edene kadar durmak bilmedi.

İşte, hürriyet uğruna dökülmüş kanla yazılan kurtuluş destanının öyküsü. Ata’mın ben ve benim gibi nice gençlere emanet bıraktığı bu vatan 97 yıl sonra aynı asaletini korumaya devam ediyor. Çünkü geçmişte sergilenmiş kahramanlığı, o günleri görmemiş biz gençlere anlatan istiklal marşı bağımsızlık öykümüzü unutulmaz yapıyor. Göklere tırmanan kan kırmızısı bayrağımız şehitlerimizin başını Arş’a değdiriyor. Marşımız sayesinde şanlı geçmişimiz, istikbal dolu geleceğimize kılavuzluk ediyor. Tüm bunlar asırlarca varlığını göstermeye devam edecek. Vatanda cumhuriyetine

bağlı, toprağına sevgi dolu gençler yetiştikçe; ezelde gösterilen kurtuluşun mücadelesi ebediyette çağdaşlığa ve ilme ışık tutmaya devam edecek.

Alıntı

Lise Öğrencisi Enes Emre KARAKAŞ

Çiğli Güncel  

Lütfen yorum yapınız. Mail adresiniz görünmeyecektir. * alanlar gereklidir.


Henüz yorum yazılmamış.

PİYASA VERİLERİ

    Alış
    18.5187
    Satış
    18.5521
    Alış
    18.1395
    Satış
    18.1722
    Alış
    20.5816
    Satış
    20.6889

HAVA DURUMU

IZMIR HAVA DURUMU